Kaynak Eserler

    İslam Hukuku

    Kur an-ı Kerim Kitaplığı

    Hadis Araştırmaları

    İslam Fıkhı

    İslam Akidesi

    Tasavvufi İncelemeler

    Osmanlı Tarihi

    Şeyh Şamil

    Siyonizm

    Biyografik Araştırmalar

    Bozulan Kültürümüz

    Ekonomi

    Etkin Kitaplar

    Sosyal Yapı Kitaplığı

    Dağıtımını Yaptıklarımız

    AYIN KİTABI
 
 Yeni Çıkanlar...Yeni Çıkanlar...Yeni Çıkanlar...Yeni Çıkanlar...
 HANIM SAHABİLER- ASR-I SAADETİN İNCİLERİ

Nurgül DERE
520 sayfa
160, 240, 33
Editör: Adem KUŞKULU
FİYATI: 30 YTL
Kitap Detayı:
Bu kıymetli eser, Asr-ı Saadet döneminde yaşamış hanımların hayatlarına bir kapı açmaktadır. Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v) mübarek hanımları, kızları, hala ve teyzeleri, diğer yakın akrabaları ve Ashâb-ı Güzin’den olan diğer hanım sahabîlerin hayatlarına misafir olup, Asr-ı Saadet devrine bir de hanımların penceresinden bakarken, O’nların hayatlarını soluklama fırsatı bulacaksınız.

Bu eseri okuyunca, sanılanın aksine, İslâm’ın kadına verdiği değeri daha iyi anlayıp, kadının bir metâ olmadığını, evinin içinde ve hatta müşavere meclislerinde çok önemli bir rolü olduğunu, söz hakkı olan, içtimâî hayatta kendisiyle meşveret edilen önemli bir yeri olduğunu ve her şeyden önce annelik gibi bir vasfı olan bir şefkat kahramanı olduğunu daha iyi anlayacaksınız. Ve bu yüce ruhlu, yüksek karakterli kadınların İslâm’ı daha iyi yaşamak ve yaşatmak adına ne tür sıkıntılara ve işkencelere katlandıklarına şahit olacaksınız… Ayrıca, bu mübarek hanımların hayatlarını okurken, kâh tebessüm edecek, kâh düşünecek ve bazen de gözyaşlarınıza hâkim olamayacaksınız…

O halde;
Şimdi Asr-ı Saadet’e doğru yolculuk başlasın.
Gönül tahtımızın Sultanlarıyla inciler dizmeye.
Hemen şimdi…
   

 ERMENİLER VE TÜRKLER

Dr. Cahit KÜLEKÇİ
432 sayfa
135, 210, 27

FİYATI: 18 YTL
Kitap Detayı:
XIX. yüzyıla kadar her hangi bir devlet kuramayan Ermeniler tarihi süreç içerisinde otorite boşluklarından faydalanarak çeşitli isimler altında krallıklar kurmuşlarsa da her hangi bir devlet tarafından tanınmamıştır. En acı zulümlere/işkencelere, İstanbul, Türkler tarafından fethedilene kadar Bizans İmparatorluğu zamanında maruz bırakılmışlardır. Ermeniler, bu yüzden birkaç kez tehcire bile tâbî tutulmuşlardır.

Osmanlı Devleti bürokrasisinde Ermeniler daha çok para ile ilgili işlerde görev almışlardır. Bunun dışında tercüman, sarraf ve saray ressamları da Ermeniler arasında yaygın bir bürokratik meslektir. Devlet kademesinde askeriyeden baruthaneye, darphaneden tercümanlığa hatta milletvekilliğine kadar pek çok alanda hizmetleri olan Ermenilerin Rum fesadından kısa zamanda etkilendikleri de özellikle belirtilmiştir.

Ermenilerin millet-i sâdıka olarak nitelendirildiği her hangi bir kaynağa tarafımızdan ulaşılamamasına rağmen, Rumlara nazaran Osmanlı Devleti’ne daha sâdık oldukları görülmektedir. 1830’dan sonra Rum fesâdına Ermenilerin de karıştığı, bu tarihten sonra da Ermenilerden fesâd çıkaranların var olduğu tespit edilmiştir.
Ancak şunu rahatlıkla söyleyebiliriz; Ermeniler, Osmanlı Devleti’nde sürdürdükleri yaşamı tarihleri boyunca hiçbir devletin egemenliği altında sürdürememişler. Kendilerine, Osmanlı Devleti tarafından sağlanan kolaylıklar başka hiçbir devlet tarafından kesinlikle sağlanmamıştır.
Bu çalışmada; Ermenilerin devlet içerisinde ne gibi vazifelerde bulundukları, toplumda nasıl kabul gördükleri, ne şekilde yaşadıkları, dînî inançlarını yerine getirebilme özgürlükleri, arşiv vesikaları ve kaynaklara dayanılarak anlatılmıştır.

   

 İNSANLIĞA IŞIK TUTAN KONUŞMALAR

AHMET ÇAĞLAYAN
336 Sayfa
135X190X20

FİYATI: 8 YTL
Kitap Detayı:
Bu eser; geçmişten günümüze, insanlığa ışık tutan şahsiyetlerin, aydınların, bilim adamlarının, mana kahramanlarının unutulmayan nutuklarından, edebi konuşmalarından, öğütlerinden, vasiyetlerinden ve mektuplarından meydana gelmiş bir eserdir.
Muhtelif kaynaklarda yer alan, tarihin süzgecinden geçmiş bu metinler bir araya getirilirken, kimi şahsiyetlerin özgürlük, kimilerinin yeni umutlar, kimileri itiraf, kimileri ise öğütler içermektedir. Böylece okuyucu aydınlanacak, bilgilenecek ve kendine özgü aradığı mesajı bulacaktır.
Eser; Mana ve hakikat dolu satırlarla sizleri adeta kendine çekecektir.
   

 EHL-İ SÜNNET AKÎDESİ

MEHMET ÇAĞLAYAN
448 Sayfa
165 x 240 x 40
Editör Adem KUŞKULU
FİYATI: 30 YTL
Kitap Detayı:
Eser; İsminden de anlaşılacağı gibi Ehl-i Sünnet’in tanımını, ilmi usulünü, temel esaslarını, İslam tarihindeki seyrini, önemli şahsiyetleri ve görüşlerini ele alarak konuyu detaylarıyla işliyor.
Temel İslami kaynaklardan yararlanılarak hazırlanan eser, Ehl-i Sünnet adına yapılan yanlışlıkları ve Ehl-i Sünnet’e yöneltilen ilmi dayanaktan yoksun iddia ve ithamları gidermeye çalışıyor.
Müellifin medrese kökenli olması, Ehl-i Sünnet’e ilişkin tartışmaları yakından takip etmesi ve günümüz problemlerine yaklaşması açısından, eser canlı ve taze bir özellik kazanıyor.
Ehl-i Sünnet adına sahte temsilcilerin türediği günümüzde, bu eserin gerçek Ehl-i Sünnet çizgisine hizmet edeceği kanaatindeyiz. Keza Ehli Sünnet’in ne olduğunu bilmeden yapılan tartışmalar ve yer yer haksız suçlamalara girişilen ortamlarda Ehl-i Sünnet gerçekliğini yeniden gözler önüne sermesi ile eserin önemli bir boşluğu dolduracağı da açıktır.
   

 KUR’AN SOFRASI MÂİDE-İ KUR’AN

Dr. KERİM BULADI
288 Sayfa
135x210x28
Editör: ADEM KUŞKULU
FİYATI: 12 YTL
Kitap Detayı:
Kur’ân, lafzı kolay, manası açık, üslubu akıcı, muhtevası hikmet dolu, tasviri canlı ve uyarıcı, olayları sunuşu sade ve ibret verici bir özellik taşır.
Allah Teâlâ’nın, Kur’ân’ı, ibret alanlar ve düşünenler için kolaylaştırdığını ifade etmesi, onun anlaşılmasında ve asrın idrakine sunulmasında problem görenleri, uyarıcı mahiyettedir.
Kur’ân, iman, amel, itikat, ahlâk, iktisat gibi konularda asrın ihtiyacını bugün de yarın da karşılayabilecek muhtevaya sahiptir. Çünkü o, âlemlerin Rabbi olan Allah’ın kelamıdır.
Kur’ân, bütün insanlar için hidâyet kaynağı, Allah Teâlâ’ya derin saygı duyanlar için yol gösterici, Mü’minler için bir müjde ve rahmet olarak gönderilmiştir.
Hem lafzı hem de manası Allah’a ait olan Kur’ân, bütün insanlığın dünya ve âhiret saadetini tayin etmek için gönderilmiştir.
Neyin hak, neyin batıl, neyin doğru, neyin yanlış, neyin iyi, neyin kötü olduğunu gerçek anlamda bildiren ve tayin eden bu güne kadar tahrif edilememiş ve edilemeyecek tek Kelâm-ı Kadîmdir.
Kur’ân, kolay anlaşılan bir kitap ve gönülleri doyuran bir sofradır.

“Bende asla şüphe yoktur, ben âlemlerin Rabbi olan Allah’ın kelâmıyım” Bakara, 2
   

 MEKKE’NİN FETHİ

Doç. Dr. Ünal KILIÇ
152 Sayfa
135x210
Editör: ADEM KUŞKULU
FİYATI: 7 YTL
Kitap Detayı:
Mekke’nin fethi; Rahmet Peygamberinin (s.a.v.) gerektiğinde savaştığını, ancak savaş esnasında bile insan haklarına önem verdiğini gösteren güzel örneklerle doludur.

Yazar, bu araştırma ile Mekke’nin hangi gerekçelerle fethedilmek istenildiğini ve fetih sonrasında nelerin elde edildiğini ortaya koymaya gayret ederek, aynı şekilde bu süreçte yaşanılan ve Hz. Peygamber’in insan haklarına verdiği değeri gösteren bir takım uygulamalarını ifade etmeye çalışmıştır. Mekke’nin fethi çerçevesinde Hz. Peygamber’in düşmanlarına ne kadar merhametli olduğunu, savaşta bile bu düşüncelerini koruduğunu göstermeye gayret etmiştir.

O’nu, bu fetih esnasındaki sergilemiş olduğu tavrıyla tanıyan Müslümanlar, kendileri gibi düşünmeyen ve yaşamayan insanlara karşı daha farklı bir gözle bakmaya çalışacaklardır. Aynı şekilde, Hz. Peygamberi Allah’ın Resûlü olarak benimsemeyen gayrimüslimler ise Hz. Muhammed’le ilgili önyargılarından, şartlanmışlıklarından az da olsa kurtularak İslâm Peygamberinin gerçekten de bir rahmet elçisi olduğunu anlayacaklardır.
   

 GENÇ TÜRKLER VE İTTİHAT TERAKKİ

ERNEST EDMONDSON RAMSOUR
152 Sayfa
135x210
Çeviren: HACASAN YÜNCÜ
Editör: BURHANETTİN KAYHAN
FİYATI: 9 YTL
Kitap Detayı:
(1908 İHTİLALİNİN HAZIRLIK DÖNEMİ)

1908 ihtilalinin tüm boyutlarının objektif bir açıdan öğrenilmesi ve bu kitabın dikkatlice okunması her Türk için bulunmaz bir fırsattır.
Yıkılmaya yüz tutmuş bir devleti 33 yıl boyunca ayakta tutmayı başaran Sultan II. Abdülhamid Hân’ı, devirmeye azmetmiş olan Genç Türkler ve onlarla sıkı dayanışmaya giren azınlık unsurları (Yunan ve Bulgar komitecileri Ermeni taşnak partileri, Arnavut milliyetçileri, İngiliz altınlarına satılmış Arap şeyhleri vs.) en sonunda çok istedikleri hedeflerine ulaştılar.

Hedefleri neydi ve ne elde etmek istiyorlardı?
Her ne kadar bu gruba dâhil olan gruplar/partiler ve şahıslar Sultan II. Abdülhamid’i devirme konusunda hemfikir iseler de hedefleri farklılık arz ediyordu. Mesela; Yunanlılar, Bulgarlar ve diğer Osmanlı tebaası olan azınlıklar, Avrupa’nın ve Rusya’nın teşviki ile kendi devletlerini kurmak istiyorlardı. Genç Türkler ise hürriyet, adalet ve eşitlik sloganları ile Sultan II. Abdülhamid’in yönetiminden şikâyet ederek, onun yerine daha pasif birini padişah olarak tahta çıkarmak istiyorlardı.

Peki, asıl maksatları bu muydu?
Yoksa “Mason Locaları”nın teşviki (para kesesinin korkunç yüzü) ile koskoca bir İmparatorluk (Devlet-i Aliyye) sona mı eriyordu?
   

 SULTAN II. ABDÜLHAMİD

Prof. Dr. Ziya KAZICI
312 Sayfa
135x210

FİYATI: 13 YTL
Kitap Detayı:
Bu eserde, Osmanlı tarihinin en kritik döneminde tahta geçmiş olan Sultan II. Abdülhamid Han’ın devlet yönetimi ile ilgili faaliyetleri ele alınmıştır.
Üç kıta üzerinde hâkimiyet kuran OSMANLI DEVLETİ, çeşitli ırk, din, dil, mezhep, örf ve âdetlere sahip toplulukları yüzyıllarca adâlet ve insaf ölçülerine uygun bir şekilde idare etmişti.

Teknolojik olarak son derece imkânsızlıklar içinde olan o asırların dünyasında, bunca farklı yapıdaki toplulukları cebir ve tazyik kullanmadan yönetmek, basit bir hâkimiyet anlayışının sonucu olmasa gerekir. Böyle insani bir uygulama ile asırlarca hükümran olan devlet, 18. asırdan başlayarak değişen dünya şartları sonucunda zayıflamaya başladı. Hatta denebilir ki, yok olma tehlikesi ile karşı karşıya geldi. 19. asrın sonlarına yakın neredeyse tarihten silinecek olan o muazzam devleti, Sultan II. Abdülhamid Han 33 yıl boyunca tekrar o eski haşmet ve kudretine kavuşturma gayretine düştü.

Eserde, devletin, kendisinden önce, içinde bulunduğu ekonomik ve siyasi sıkıntılar yanında, etnik grupların bağımsızlık çabaları ve Avrupa’nın bunlara sağladığı desteğe rağmen Abdülhamid’in bu problemlere nasıl çareler bulduğu, detayları ile açıklanmıştır.

Sadece ülkemizde değil, 19. asır sonlarından, günümüze kadar dünyanın, üzerinde en çok konuşulan birkaç şahsiyetinden biri olan Sultan II. Abdülhamid’le ilgili bu araştırmada, dönemin kendi kaynaklarına ağırlık verilerek, objektif bir çalışmanın ortaya konulmasına gayret edilmiştir.
   

 Allah Sevgisi (Muhabbetullah)

Dr. Kerim BULADI
191 Sayfa
Ebad: 135 x210
Adem KUŞKULU
FİYATI: 9 YTL
Kitap Detayı:
“Şu üç şey kimde varsa, o kimse imanın tadını bulmuş demektir.
Allah’ı sevmek, Resûl’ünü sevmek, Diğer sevdiğini de yalnız Allah için sevmek.”
Hz. Muhammed (s.a.v.)

Allah sevgisi ve O’na itaat, birbirini tamamlayan iki unsurdur. Allah’a itaat, O’nu sevmenin bir tezahürüdür. Allah’ı seven, O’nun razı olduğu fiilleri yapar, yasak ettiği fiillerden ise şiddetle kaçınır. Sevgi itaati, itaat sevgiyi zorunlu kılar. Allah sevgisi, insanı O’na teslimiyete, saygıya, hürmete, tevâzua götürür. Seven, sevgilisinin isteklerini memnuniyetle yerine getirir.
“...Onlar şöyle dediler: İşittik ve itaat ettik. Ey Rabbimiz! Senden bağışlama dileriz. Sonunda dönüş yalnız sanadır.” Bakara, 2/285.
Marifet (bilgi) ve idrak olmadan sevginin gerçekleşmesi düşünülemez. Zira insan, ancak bildiğini sever. Bu sebepten dolayıdır ki, cansız varlıkların sevgi ile vasıflandırılması tasavvur edilemez. Sevgi, idrak sahibi canlının özelliğidir. (Gazzâlî)
“...Mü’minlerin Allah’a olan sevgisi, daha güçlü bir sevgidir...” Bakara, 2/165.
Hayatın tadı olan sevgi, düşmanlıkları yok eden önemli bir düsturdur. Dağları delen, Ummanları yol kılan, acıları tatlılaştıran, zehirleri bal eden sevgi ağacının meyvesini devşirebilmek, öncelikle Allah sevgisine bağlıdır. Bitmeyecek sevgi O’nun sevgisidir. O’nun sevgisinden alınan güç ve kuvvetle ancak birbirimizi sever ve sayarız. O’nun sevdiklerine ve sev dediklerine muhabbet duymak, kulluğun da temel noktasını teşkil eder.
“...Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler...” Mâide, 5/54.
   

 İSLAM MEZHEPLERİ TARİHİ

Dr. Hasan Gümüşoğlu
368 SAYFA 13,5*21
FİYATI: 14 YTL
Kitap Detayı:
Tarihin farklı kültürlerinden ve değişik inançlarından gelen insanlar, diğerlerinin inancını, düşüncelerini, hayat tarzını ve dünya görüşünü merak etmiştir. Günümüzde ise değişen sosyo-ekonomik şartlar, farklı kesimlere mensup insanları birbirleri ile münasebete zorlamaktadır. İlişkilerin sağlıklı olabilmesi için de diğer insanların itibar ettiği veya kıymet verdiği değerleri öğrenmek ayrıca bir zorunluluktur. Bu açıdan ait olduğu sosyal ve kültürel çevreyi bilmek, kişi için daha da ehemmiyet arz etmektedir.
Bu kitap size; Asr-ı Saadet’ten bu güne, Ehl-i Sünnet’in görüşlerinin yanında, Şia, Alevilik, Bektaşilik, Vehhâbîlik ve Kâdıyânîlik gibi fırkalar hakkında çok önemli bilgiler verecektir.
Eserin içeriğinde de göreceğiniz gibi, mezhep ve fırkaların görüşlerini, düşünce ve inanç sistemlerini kendi kaynaklarına dayanarak belirttikten sonra o meselede Ehl-i Sünnet’e mensup âlimlerin izahlarına da yer verilmiştir. Bu sebeple konunun, bütün yönleri ile okuyucular tarafından daha doğru bir şekilde anlaşılmasına imkân sağlanmıştır.
Kitabın hazırlanmasında akademik usûl ve esaslara riayet edilmekle birlikte okuyucunun anlayacağı şekilde sade bir dil kullanılmıştır.

   

  ....              
     

Kayıhan Yayınları

Tel:  0(212) 513 51 90
Faks:0(212) 511 82 17
e-mail:info@kayihanyayinlari.com
msn : kayihanyayinlari
@hotmail.com

Ticarethane Sok.
Tevfik kuşoğlu iş hanı No:41/33
Sultanahmet / İSTANBUL

     
 
 
 
Tasarım: webofisi.com 2004